Shadow of the Square Enix - Son Bakış


Baştan söylemeliyim, bu genel olarak Shadow of the Tomb Raider'a odaklanan bir yazı olacak. Fakat asıl endişe duyulması gereken konu, bu pek de serinletici olmayan ve git gide yükselmeye devam eden gölge, nelerin gölgesi, ve neleri gölgelendirmeye devam ederek karanlığa boğacak. Tabi ki de çatısı altında çıkan her oyunun yapımcısı değil Square Enix, ama bu onun çatısı, onun gölgesi. 

Hitman gibi bir efsane vardı zamanında, hâlâ var ama efsane değil. İşin garip kısmı bu ismi efsane yapan sihirli bir şey vardı. Çünkü birçok insanın doğru dürüst oynayamadığı veya oynayıp de sevemediği bu oyun ne olursa olsun herkesin saygı gösterdiği bir seriydi. Agent 47 diyince akan sular duruyor durmasına ama, yapımcıdan mı kaynaklı, yoksa yayıncıdan mı (belki ikisi de) bilinmiyor, hep aynı formülü kullanmaları Hitman'in Hit'inin düşmesine neden oldu. Belki de bunun nedeni günümüzde genel olarak Souls severlerden duyduğumuz, bu oyunun fanları tarafından hâlen daha dillendirilen "casuallaşma" tepkilerinden dolayıdır. Her neyse, yine de güçlü bir isim olarak görebileceğimiz Hitman ve yapımcısı IO Interactive bir gece ansızın Square Enix ile yollarını ayırıverdiler. 


Kane & Lynch isim hakları da yayıncıya kaldı. İşte bu da eski gölgelerimizden biri. Serinin ilk oyunu zamanında "sadece iyi" diyebileceğimiz bir oyun olsa da; ikincisi maalesef ortalamanın altındaydı. Benim için bunun nedeni oyunun finali, özellikle finali, anlamsızca adam vurup devam etmek ve koyulma nedeni anlaşılmayan sallantılı kamera açısı. Teoride oyunun ana fikri mükemmel olsa da hem kendi serisinin devamını hem de (bence) bu tarz oyunları bugün görememe nedenimizin bir parçası olduğunu düşünüyorum.

En çok da misler gibi Sleeping Dogs'un gittiğine inanamıyorum. Yapımcı United Front Games 2016'da kapandı, ikinci oyun da bir hayal olarak kaldı bizlere. Biraz daha yakın tarihe geldiğimizde, Mankind Divided ile insanlara saç baş yolduran Deus Ex serisinin geleceği bizleri düşündürdü. Daha da yakına geldiğimizde Just Cause 4'ün de yerle yeksan edilmesinin ardınan The Quiet Man gibi tuhaf bir işle de, aklıma "acaba Square Enix de Konami gibi mi olacak?" sorusunu getirdi.

Dur, gitme o karanlığa...
Tomb Raider üç nesile ayrılır. İlk nesil oyunlarına yetişememiş olsam da, ikinci nesil oyunlarını severek oynamıştım. Ve 2013'te çıkan oyunla sıfırlanan seri herkesi memnun etmiş, insanları gelecekteki oyunlar için daha fazla meraklandırmıştı. Tabi kim bilebilirdi tek oyunculu oyunların gelecekte craft yapıp malzeme toplamaktan başka bir içeriği olmayacağını.

Evet, bu doğru. Eskiden sadece RPG türünde bulunan ve böylece birçok insanın bu türü diğerlerinden üstün tutmasına neden olan bir sürü özellik vardı. Fakat bu özelliklerin hepsi birbiri ile bağlantılı olduğu için arka planda dönen sistem mantıklı olurdu. Ama Ubisoft isimli firmanın genel olarak kullanmaya başladığı, "RPG özelliklerini yarım yamalak ekleme" mantığı birçok oyuna yayılmıştı bile. 

Bu seride de Rise of the Tomb Raider ile başlayan bu "loot" hevesinin, 3 yıl boyunca geliştirilen bir oyunda en azından daha gelişmiş olabileceğini düşünüyorduk ki, yanıldık. Hadi onu bir tarafa bırakalım, en azından bu sefer aksiyon dengesi olsaydı, ama o da yok. Aslında oyunda aksiyon yok. Rise of the Tomb Raider'da en azından oyunun ikinci yarısı aksiyonla doluydu. Ama bu oyunda silah var, çatışma yok. Saldırı becerileri var, kullanmaya fırsat yok. Bitkiler var, bitki toplamak var.



Ve tabi grafikler var... Optimizasyon yok! Tomb Raider (2013) de dahil bu serinin optimizasyonu her zaman iyi olmuştur. Her ne kadar kimsenin bu konudan pek bahsettiğini görmesem de, ikinci nesildeki üç oyun (Legend, Anniversary, Underworld) zamanında kötü bilgisyarlarda da oynanabiliyordu. Mükemmel grafikleri yoktu belki, ama o döneme uygundu hepsi. Bu son üçlemenin ilk oyununu Ultra'da akıcı bir şekilde oynarken, nedense son iki oyundur açılışta Nvidia! logosunu gördüğümden beri aynı sistemde iki oyunu da normal ayarlarda akıcı oynayamadım. Neden acaba? Shadow of the Tomb Raider'ın ayarlarını en yüksekten en düşüğe çektiğinizde sadece ortalama 6 FPS elde ediyorsunuz :)

Başka neler yok? Animasyon yok, yapay zeka yok, hikâye anlatımı kötü, karakterler ruhsuz ve yapmacık, ve sahnelerde 3 sene geliştirilen bir oyuna yakışmayacak şekilde göze batan kaçamaklar tercih edilmiş. Yan görevlerin çoğunu anlamıyorsunuz bile.

Ama bir güzel yanı var, o da mezarlar ve bulmacaları. Bazen çok fazla düşünmeniz gerekebiliyor ama bunu da söylemeden edemeyeceğim ki karşılğında kazandıklarınız hem memnun edici değil, hem de zaten temposu düşük bir oyun olduğu için bu mezarlarda vakit harcamak pek de eğlenceli olmayabiliyor.



Bindik bir alamete...
Anlaşılan üçleme olacak zannettiğimiz yeni Tomb Raider serimiz, daha da uzatılacak ve bunu yaparlarken bize de görmekten sıkıldığımız eğlencesiz şeyleri bir daha görmemeyi umut etmek düşecek. Üstte saydığım her oyunu belki bir gün unuturuz ama, temsil ettiği türün de son örneklerinden biri olan ve oyun dünyasında herkes için ayrı bir yeri olan Tomb Raider'ın gidişi, tüm oyuncuların kalbini sızlatır. Square Enix de video oyunlarını bırakıp başka bir oyun türüne geçerse eğer hikâyeli oyun severler için bir büyük üzüntü daha yaşanır. Umarız bir dahaki oyunda Lara Croft şu kraliyet lehçesini de bırakır :) Sağlıcakla...



Yorumlar